Kapadokya’nın Az Bilinen Köyleri: Ortahisar, Mustafapaşa, Soğanlı
Göreme’nin önündeki balon fotoğrafları artık o kadar yaygınlaştı ki Kapadokya’yı görünce “ah, biliyorum” duygusu yaşayanların sayısı giderek artıyor. Oysa aynı bölgede, birbirinden birkaç kilometre uzakta, turist baskısının yüzde onunu bile görmeyen üç köy var: Ortahisar, Mustafapaşa ve Soğanlı.
Ortahisar: Kale Tepesinden Gerçek Sükunet
Göreme’ye 6 kilometre. Ortahisar’ın ortasındaki 86 metrelik tüf kaya, köye adını veren kale: Ortahisar Kalesi. Giriş ücreti 80 TL. Kale tepesinden güneyde Erciyes, kuzeybatıda Üçhisar silüeti görünüyor. Fotoğrafçılık açısından burası Göreme panorama noktasından çok daha az kalabalık ve ışık açısından sabah yarısında mükemmel.
Köyün içinde hâlâ aktif bir esnaf çarşısı var: teyze tezgâhları, küçük manav, demirci dükkanı. Ahmet Usta’nın Evi olarak bilinen pansiyon (tabelası yok, köylülerden sormak gerekiyor) yıllardır aynı aileyi çalıştırıyor; kahvaltı fiyatı 200 TL, sofrası gerçek Kapadokya ürünleriyle dolu.
Pratik not: Göreme’den dolmuş yok, ama kiralık bisikletle 25-30 dakikada ulaşılabiliyor. Yol hafif engebeli, düz bir bisikletle de çıkılır.
Mustafapaşa: Rum Evleri ve Manastır Kalıntıları
Ürgüp’ten 5 kilometre güneyde, eski adı Sinasos. 1923 nüfus mübadelesine kadar burada bir Rum topluluğu yaşadı; bıraktıkları taş konak mimarisi ve küçük kiliseler bugün hâlâ ayakta. Köyün içinde gezerken Hagios Vassilios Kilisesi’nin cephesi ve Rum okulu binasının kalıntıları dikkat çekiyor; ikisi de restore edilmemiş ama kapısız, içeri girilip incelenebilir.
Mustafapaşa’nın en değerli noktası köyün dışındaki Manastır Vadisi. Yürüyüş güzergâhı işaretli değil; köy meydanından güneye doğru ana yol bırakılıp patika izlenirse 2 kilometre sonra kayaya oyulu kiliselere ulaşılıyor. Bazılarında fresk izleri var, büyük çoğunluğu 10.-12. yüzyıldan. Kapasiz, ücret yok, ziyaretçi sayısı günde 5-10 kişi.
Mustafapaşa’da Old Greek House Restoran iyi bilinir; ama köyün bakkalından alınan beyaz peynir ve köy ekmeğiyle manastır vadisinde kurulan piknik onun yarısı fiyatına daha dolu bir his bırakıyor.
Soğanlı: İki Vadilik Bir Açık Hava Müzesi
Ürgüp’ten 36 kilometre, Mustafapaşa’dan 30 kilometre. Bu uzaklık Soğanlı’yı ziyaretçilerden koruyan başlıca etken. Yetkilerin tahminlerine göre Göreme Açıkhava Müzesi günde 3.000-5.000 ziyaretçi alırken Soğanlı aynı günde 80-120 kişi görüyor.
İki vadiden oluşan kompleksin doğu kolu Büyük Vadi (yaklaşık 2 km), batı kolu Küçük Vadi (1,5 km). Giriş 80 TL. İçeride yaklaşık 30 kaya kilisesi var; Karabaş Kilisesi’ndeki 10. yüzyıl freskleri Kapadokya’da en iyi korunan örneklerden biri. Güvercin Kilisesi’nin ise tavana kadar oyulmuş güvercin yuvası nişleri var; bu nişler atık gübre üretimi için kullanılıyordu, çiftçilik tarihine ilgi duyanlar için ayrıca ilginç bir ayrıntı.
Soğanlı’da köy kadınları el yapımı bez bebekler satıyor; pazarlık kabul ediliyor. Üreticisi belli, makine işi değil. Bir kaç parça almak anlamlı bir hâtıra.
Üçünü Tek Günde Görmek Mümkün Mü?
Teorik olarak evet, pratikte yorucu. Sabah 07:30’da Ortahisar, 10:00’da Mustafapaşa, öğleden sonra 13:30-16:30 Soğanlı; araçla bunu gerçekleştirmek mümkün. Ama Soğanlı’ya öğle sonrası gitmeyin — güneş vadiye dik geliyor ve fotoğraflar düz çıkıyor. İdeal saat sabah 09:00-11:00 arası. Bu nedenle rotayı tersine çevirmek düşünülebilir: önce Soğanlı, ardından Mustafapaşa, son olarak Ortahisar.
Araç kiralama Ürgüp’te günlük 800-1.200 TL (sezona göre). Göreme’de de bol seçenek var ama fiyat biraz daha yüksek. Her üç köy de standart Kapadokya tur programlarına girmez; bu rotayı kendiniz planlamak zorundasınız.
Kapadokya’nın bu üç köyü, bölgenin coğrafi seyri içinde öyle konumlanmış ki — fotoğrafa değil, yürümeye ve dinlemeye gidildiğinde — Göreme’nin sunduğundan çok farklı bir deneyim sunuyor.
